DemirDöküm’ün Dijitalleşme Yolculuğu

01.10.2019 tarihinde
Hvac Portal / Hvac Portal Paylaştı
85 Görüntüleme
logo
DemirDöküm’ün Dijitalleşme Yolculuğu
DemirDöküm Yönetim Kurulu Üyesi Erdem Ertuna: “Verilerimizi hangi ortamda tutacağız, arkadaşlarımızın iş süreçlerini nasıl dijital ortama aktaracağız, bunların ölçümlerini nasıl yapacağız, iletişimi nasıl dijital tutacağız, diyerek başladığımız dijitalleşme yolculuğunda önce kullandığımız araçlardan yazılımlara kadar bir yenilenme süreci geçirdik.” 

Demir Döküm son dönemlerde dijital pazarlama konusunda önemli adımlar attı. Yapılan çalışmalar neticesinde aldığı ödüllerle de dijital dünyada adından sıkça söz ettirdi. DemirDöküm Yönetim Kurulu Üyesi Erdem Ertuna ile Dijitalleşmeye iletişim perspektifinden baktık.

Özellikle iletişim açısından dijitalleşme sizin ve firmanız için ne anlam ifade ediyor?

Toplum olarak yenilikleri seviyoruz. İnternet ve yeni teknolojiler de bunun başında geliyor. Avrupa'da interneti yoğun kullanan, mobil olarak internette var olan ülkeler içerisindeyiz. 80 milyonu aşkın dinamik bir nüfusa sahibiz. Nüfusumuzun yüzde 70'inin internete erişimi mevcut. 44 milyon kişi mobil olarak internete bağlanıyor ve her 100 kişiden 84'ü her gün düzenli olarak internete giriyor. Eğilimlere ve gelişmelere baktığınızda, ister istemez internet ve dijital ortamda varlığınızı ve iletişiminizi artırmanız gerektiğini gözlemleyebiliyorsunuz.

Dijitalleşme yolculuğumuz, kendi içimizdeki süreçleri ve iletişimi, “Nasıl daha iyi şekilde dijitale taşırız?” düşüncesiyle başladı. Biz verilerimizi hangi ortamda tutacağız, arkadaşlarımızın iş süreçlerini nasıl dijital ortama aktaracağız, bunların ölçümlerini nasıl yapacağız, iletişimi nasıl dijital tutacağız diyerek başladığımız dijitalleşme yolculuğunda önce kullandığımız araçlardan yazılımlara kadar bir yenilenme süreci geçirdik.  İkinci adım, iletişimin dışarı taşınmasıydı. İş ortaklarımız için yürüteceğimiz iletişimi kurguladık ve DemirClub'u dijitalleştirerek platformu geliştirdik.

 

DemirDöküm markası açısından baktığımız zaman; 2012 yılından sonra adım adım dijital dünyadaki aktivitelerimizi artırmaya başladık. Önce sosyal medya hesaplarımızı açtık, sonrasında internet sitelerimizi yeniledik. Arkasından yetkili satıcı ve servislerimizin internet sitelerini yeniledik. DemirClub üzerinden sadece dışa dönük değil, iş ortaklarımıza yönelik çalışmalar da yaptık. Üçüncü adım olarak tüketiciyle olan ürün ve hizmet iletişimimizi ağırlıklı olarak dijital dünyaya kaydırdık. Televizyon izleme alışkanlığının bile internete kaydığı bir dönemde, tüm markaların internette ya da dijital ortamlarda aktivitelerini artırmaları gerekiyor. Dijital ortam, faaliyetlerinizin daha takip edilebilir olmasını sağlarken tüketici ile iletişimi daha kolay yönetilebilir duruma getiriyor. Müşteri taleplerini çok hızlı bir şekilde karşılayabiliyorsunuz. Bu yüzden DemirDöküm olarak dijital tarafta yaptığımız iletişime ağırlık veriyoruz. Bunun artarak devam edeceğini düşünüyorum.

 

Dijital dünyadaki sahteliklerle nasıl mücadele ediyorsunuz?

Tüketicilerimizin dijital dünyada yanlış yönlendirilmelerini önlemek için hukuk departmanımızla birlikte hareket ediyoruz. Dijital ortamdaki olası hesaplar üzerinden ürün satan, servis hizmeti veren firmalar için birinci önceliğimiz bu firmalarla iletişim kurmak ve onları kazanmak. Satış ve pazarlama departmanımızdaki arkadaşlarımız, bu tür durumlarda ilgili firmaları bünyemize katmak için araştırma yapıyor, görüşüyor. Sonuçta birçoğu iyi niyetle ticaret yapmak istiyor ve biz de onlara destek olmak, birlikte çalışmak istiyoruz. Teklifimizi götürüp şartlarımızı konuşuyoruz. Anlaşmaya varabilirsek onları DemirClub üyesi yapıyoruz ve yetkili satıcımız olarak çalışmaya başlıyorlar. Burada bize düşen, yaptığımız iletişim faaliyetleriyle yetkili satış temsilcilerimizi yönlendirmek; internet sitemizden, kendi uygulamalarımızdan, kısacası tüketicinin doğru adreslerden bilgi alınmasını sağlamak. Bunu da büyük oranda başarıyoruz.

 

“Kombi Alacakların yüzde 25’i sonra "Ben DemirDöküm alacağım" diyerek sahaya çıkıyor”

Günümüzde tüketiciler satın alma sürecinde tek bir mecradan araştırma yapmıyor. Bugün eğilimlere baktığımız zaman tüketici çok net bir şekilde kombi ihtiyacı için önce dijital mecralardan çözümler araştırıyor. Bloglara bakıyor, karşılaştırma sitelerini inceliyor, fiyat araştırması yapıyor. Buralarda yaptığı araştırmalar sonucunda kendine kısa bir liste yapıyor. Yıllardır bizim için en önemli olan o listede DemirDöküm'ün hep birinci sırada olması. Kombi almak için sahaya çıkan her müşterinin listesinde DemirDöküm var. Yüzde 25'i ise bu araştırmadan sonra "Ben DemirDöküm alacağım" diyerek sahaya çıkıyor. Bu kadar güçlü bir marka olunca iş ortağı ekosisteminizi geliştirebiliyorsunuz.

 

Sosyal Medya içerikleri hazırlarken nasıl bir strateji izliyorsunuz?

Dijital mecraların gelişimi, markaların iletişim dilinde de değişim yaşattı. İçerik, doğru mesaj, samimiyet, hakikilik, sıcaklık, tüketici tarafından da benimsendi. Dijital dünyada zaman kısıtlı, dakikalarca mesaj veremiyorsunuz. Tüketiciler dijital dünyayı günlük hayatlarındaki sıkıntılardan kaçmak için giriyor ve daha duygulara hitap eden içeriklere yöneliyor. Dolayısıyla teknik bir ürünü anlatırken hem ürünü anlatmak hem de insanların duygularına, yaşamlarına dokunacak içerikler üretmeye çalışıyoruz. Sektör olarak diğer ürünlere kıyasla çok teknik ürünler satıyoruz. Tüketicilerin ilk eğilimi teknik bilgi edinmek değil. Eğer tüketicilerinize dokunabilirseniz, onlarla bağ kurabilirseniz, tüketici kurumsal sitenize gelip oradan ürünleriniz hakkında teknik bilgileri inceliyor. Bu sebeple biz bütün teknik verilerimizi internet sitemizde ve uygulamamızda paylaşıyoruz. Sosyal medya platformlarımızda daha çok onların ilgisini çekecek, onların hayatlarıyla DemirDöküm'ün hikayesini bağdaştıracak çalışmalar yapıyoruz. "Doğru Seçim" kampanyamızla da tüketicilerimizin karşısına her ne kadar uzun reklam filmleriyle çıkmış olsak da kullanıcılarımıza sunduğumuz samimiyet ve konforu vurgulamayı amaçladık. İzleyicilerimize kendiyle özdeşleştirebileceği, duygulara dokunacak içerikler sunmak istedik. Her şeyin doğal olmasını hedeflediğimiz reklam kampanyamızda cast kullanmadık, standart kuralları takip etmedik. Doğru seçimleriyle ömür boyu süren bir mutluluğun sırrını yakalayan çiftlerin bağlılık, aşk ve yardımlaşma ile dolu yaşam hikayelerini yansıttık. Kampanya sonucunda, izleyiciler ile kurduğumuz duygusal bağ sayesinde bizleri gururlandıran Kristal Elma, Felis ve Effie gibi reklam ve pazarlama dünyasının önde gelen ödüllerinin sahibi olduk.

 

Üretimde DemirDöküm dijitalleşme adına neler yapıyor?

Dijitalleşmenin bize en önemli getirileri standardizasyon, verimlilik, ölçülebilirlik ve kalite. DemirDöküm'ün dijitalleşme yolculuğu 4-5 yıl önce hız kazanmaya başladı. Önce bütün üretim hatlarının takip edilebileceği dijital sistemler kuruldu. Sistemlerin kurulması ile beraber hatlar sürekli izlenebilir hale geldi. Bütün grubumuz da dünya çapında oluşan her hareket düzenli olarak kaydedilip analiz ediliyor. Bunun amacı hat verimliliğini maksimize edebilmek, daha fazla ürünü daha az zamanda üretebilmek, hatayı minimuma indirmek. Daha sonra malzeme hatlarında, malzeme organizasyonlarında da dijital çözümler devreye girmeye başladı. Fabrikanın içerisinde kablosuz ağlar kurup, fabrikanın içindeki bütün hareketi organize etmeye başladık. Fabrikada malzemeyi arkadaşlara götüren yeni küçük robot arkadaşlarımız da var. Her alanda dijital imkânları kullanmaya çalışıyoruz. Verimliliği, kaliteyi, hayatı kolaylaştırmak için tüm yatırımları gerçekleştiriyoruz. Dijitalleşme ile üretim tarafında hedefimiz insansız fabrika değil.

 

Yani karanlık fabrika düşünmüyorsunuz.

Bizim dijitalleşme yaklaşımımızda insansız fabrika yok. Yatırımlarımızı çalışanlarımızın işini kolaylaştıracak, verimini artıracak dijitalleşme çözümleri etrafında şekillendiriyoruz.

 

Peki neden? Daha ucuz üretim demek değil midir, karanlık fabrika...

Bugünkü vizyonumuzda böyle bir yaklaşım yok. Belki bizden sonraki jenerasyonda 15-20 yıl sonra gündeme getirebilir. Ama bugün öyle bir gerçeklik yok. DemirDöküm için istihdam önemli. Bunun başlıca nedeni insan dokunuşu. Biz bu dokunuşun gerekli olduğunu düşünüyoruz. Yeni alanlar açılmadıktan sonra, arkadaşları bu alanlara kaydıramadıktan sonra böyle bir üretim modeline geçmenin bir anlamı olmadığını düşünüyoruz.

 

Anti Fütüristler sevinecek bu açıklamalarınıza...

Bizim için dijitalleşme “İnsanlar yok olsun, makinalar çalışsın” gibi bir yaklaşım değil. Öğrenen makinalar hayatımıza girmeye başlıyor ve etkileri zamanla daha da artacak. Ancak insanlar işin merkezinde olmaya devam edecek. Makinalar insanlara hizmet ediyor, insanların yerini almıyor.

 

Üretimin geleceğinden, Karanlık Fabrikalardan bahsetmişken; iklimlendirme ve ısıtma-soğutma konusunda dijitalleşme ne yöne doğru gidiyor? Baktığımız zaman Fütüristler bireysel giyilebilir ısıtma sistemlerinden bahsediyorlar? Sizce bunlar sadece bir hayalden mi ibaret?

Yaşam alanımızın dışına çıktığımızda ısıtma, soğutma, serinleme gibi konular belirsizleşebiliyor. Dolayısıyla günümüzde ev dışında kullanılmak üzere geliştirilen birçok ürünle karşılaşıyoruz. Ancak evimizi, ailemizle birlikte yaşamımızı sürdürdüğümüz güvenlik alanı olarak görüyoruz. Her halükârda sağlıklı hava solumak ve doğru iklimde yaşamak için evimizde bir iklimlendirme sistemi kurmak zorunda kalacağız. Bugün sektörün gelişimini incelediğimizde dünya genelinde önde gelen en teknolojik iklimlendirme cihazı kombiler. Bundan bir sonraki adım ise ısı pompaları. Bu kapsamda Avrupa Birliği'nde de düzenlemeler yapılıyor ve protokoller imzalanıyor. 30 yıl sonra elektrikli, enerjisini doğal kaynaklardan alan cihazlar hayatımızda daha fazla yer almaya başlayacak. Çoğu sektör bu yolda ilerliyor çünkü dünya fosil yakıtlardan uzaklaşmaya çalışıyor.

"SEKTÖRDE 10 YIL İÇİNDE KÖKLÜ BİR DEĞİŞİM ÖNGÖRÜLMÜYOR"

Sektörümüzdeki değişim, bir elektronik sektörü gibi değil. DemirDöküm dahil olmak üzere önümüzdeki dönemde tüm oyuncuların farklı teknolojilere adaptasyonu ve ürün geliştirme çalışmaları, maliyetleri makul kılıcı, çevre kanunlarına uyum sağlayan, sağlıklı bir iklimlendirme sağlamasına yardımcı olabilecek, şirketini de ileriye doğru taşıyabilecek girişimleri elbette olacak. Bugün yaşanan rekabeti de göz önünde bulundurursak, geleceğe yönelik yatırım yapmazsanız, farklılaşmaya çalışmazsanız, geliştirdiğiniz ve satışa sunduğunuz ürünlerinizin haricinde hizmetlerinizde müşterilerinize sunduğunuz deneyim ile farklılaşmazsanız sektördeki varlığınızı sürdüremezsiniz. Dolayısıyla DemirDöküm'ün 65 yıllık hikayesini bir 65 yıl daha devam ettirmek için geleceğimize yatırım yapmaya devam ediyoruz.

 

Dijitalleşen bütün çalışmalarınızdan topladığınız verileri nasıl bir değerlendirmeye tabi tutuyorsunuz?

Tüm çalışmalarımızı veriye dayalı şekilde yürütüyoruz. Satış sonrası hizmetler, satış pazarlama, üretim gibi tüm aşamalarda veriyi maksimum kullanarak çözümler üretmeyi hedefliyoruz. Biz sahadan gelen verileri alıp bütün çalışmalarımızda o verileri mümkün olduğunca analiz ediyoruz, verilerden yola çıkarak çalışıyoruz. Odak noktamız ise müşteri. Müşteriyi, günümüzü anlamaya ve gelecekte müşterimizin beklentilerinin nereye evrileceğini öngörmeyi hedefleyerek veri üzerinde çalışıyoruz. Ürün ve hizmetlerimizi müşterilerimizin istekleri doğrultusunda veriye dayalı geliştirip, kusursuzlaştırarak 65 yıllık hikayemiz gelecekte de devam edecek.

 

Bu veriler neticesinde ürünlerinizde veya hizmetlerinizde değiştirdiniz neler var?

2010'lu yıllarda en büyük değişikliği ürünlerimizde yaptık. Geleneksel çalışma modeline baktığımızda pazarlamacılar,  Ar-Ge'ciler ve ürün yöneticileri bir araya gelip ürün dizaynları yapardı.  Biz bu sürece tüketicimizi de dahil ettik. Bugün aklımıza bir ürün fikri geldiğinde ya da bir ürünü yenileyeceğimiz zaman, önce Türkiye'nin dört bir yanından tüketicilerimizle, ustalarımızla, mühendislerimizle özel toplantılar yapıp, onlara ürünlerimizden ne beklediğini soruyoruz. Aldığımız bilgiler doğrultusunda üretim, pazarlama ve Ar-Ge departmanlarımız çalışmalarına başlıyor. Atron, Nİtromix ve son ürünlerimiz arasında yer alan Nitron Condense ve Atromix gibi ürünlerimiz bu çalışma modelimiz sonucunda ortaya çıktı. Arkadaşlarımız sürekli sahadalar, tüketicimiz ile iletişimde kalarak görüşleri değerlendiriyoruz.

 

Nesneleri interneti konusundaki çalışmalarınızdan bahsedebilir misiniz?

Son yıllarda adını sıkça duyduğumuz, önümüzdeki yıllarda daha fazla duymaya devam edeceğimiz Internet of Things 'Nesnelerin İnterneti' kabaca çeşitli haberleşme protokolleri sayesinde birbirleri ile haberleşen ve birbirine bağlanarak, bilgi paylaşarak akıllı bir ağ oluşturmuş cihazlar sistemi. Bu kavramın günlük hayata yansıması ise daha çok cep telefonları ön plana çıkıyor. Bizim açımızdan bakacak olursak fabrikamızda üretim yaparken yaptığımız işlerin doğru veya yanlış olmasını anlayıp, işlemin hatasını önceden görüp üretim hattının durmasını önlemek.

 

Bütün bu dijital gelişmeye teknolojiye karşı olan doğala dönüş taraftarları da var. Korkularında haklılık paylarının olduğunu düşünüyor musunuz?

Gezegenimizin sürdürülebilirliğini garanti altına almak için herkese görevler düşüyor. Bugünkü çalışmalarımızı yürütürken, gelecek nesillere nasıl bir dünya bırakacağımızı göz önünde bulundurmalıyız. Bu bilinci yaygınlaştırmak bize düşüyor. Bu bilinci sağlamlaştırdığımız takdirde dijitalleşmenin korkulacak bir yanı olduğunu düşünmüyorum.

 
logo 01.10.2019 tarihinde
Hvac Portal / Hvac Portal Paylaştı
85 Görüntüleme


 

Yorum Yapın



Diğer Haberler

hvacportal.org’a
HEMEN ÜCRETSİZ
ÜYE OLUN!

hvacportal.org üyelik avantajlarından hemen yararlanmaya başlayın.

Bilgilerinizi düzenleyin. HVAC dünyasında keyifli bir yolculuğa çıkın !

Ve daha fazlası için hemen tıklayın...  
   

   
   
 
 

Copyright 2018. Tüm Hakları Saklıdır.

Argenova Teknoloji